Şeker Bayramının bilmiyorum kaçıncı günü epey tatlı ama pek de şeker olmayan bir sürprizle başladı benim için.
Ve son altı haftamız Divane'nin arka bahçesinden gelen seslerin annesiz yavru kediler olduğunu keşfetmem, iyilik yapmak adına minikleri pislik ve mikrop içinde bırakan insanlar, bir kaç dost ve gönüllü haricinde destek olacak kimseyi bulamamak, ilgili ve ilgisiz veterinerler, yavruların beslenmeleri, hastalıkları, parazitleri, pireleri ve tuvalet eğitimleri ile geçti.
Şimdi atölyemizde yaşama tutunmayı başarmış ve sağlıkları yerinde, tek istekleri biraz oyun ve onlara sevgisini verecek bir kucak olan beş divane yavru var.
İlk gördüğümde benim tek düşüncem onları hayatta tutmaktı ve bunu başardık.
Fakat bu süreç içinde bir çok zorlukla karşılaştım, çaresiz kaldığımı hissettiğim zamanlar oldu. Yaşadıklarımı ve tecrübelerimi paylaşmak, aynısını başkalarının da yaşaması ve yaşamaması bir sonraki amacım oldu. Ve şimdi BİR DEMET DİVANE KEDİ ile bunu da hayata geçiriyorum. Hikayelerimiz yeni başlıyor. Dileyenlerin katkılarıyla da çoğalacak.
Annelerini hiç tanımamış olduklarından kendilerine sevgisini veren insanları ailesi bilen bu bebekler kendilerini hayatının bir parçası yapacak dostlar istiyorlar. Kedi ya da insan ayırt etmiyorlar, sevgiyi her canlıyla paylaşıyorlar. Burada Divane'de divane kedilerimize yemek, yatak ve bol miktarda sevgi var. Fakat evini, yemeğini, kucağını ve sevgisini paylaşmak isteyen gönüllülere de hayır demiyorlar.
Var mı gönüllü? Yazın haydi yorumlara isimlerinizi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder